Senin için ;

Biz yorulmuş hırçınlardanız. Dışarıdan ne kadar neşeli ve hayattan zevk alıyor gibi görünsek de aslında rol yaparız. Bizler ümit etmeyiz, imrenmeyiz sadece bekler ve özeniriz. Biz,hayatın içinde acılardan kaybolmuş,yorgun düşmüş,incilmişiz. Demek istediğim biz sizler gibi romantizmden de hoşlanmayız. Çünkü romantizm bize fazla duygulu değil midir? Farklı şeyler hissetmeyi sevmeyiz çünkü bizim dostlarımız yalnızlık ve kederdir. Ah yalnızlık! Hiç fark ettirmeden işler içine inceden. Süzülür ta iliklerine kadar. Çift isen bile teksindir o seninleyken...

Hem biz öyle sizler gibi uzun uzun düşünmeyiz,hayal etmeyiz ve özlemeyiz. Çünkü sizler bu karanlık dünya da aydınlık yaşarken, esas bizler gerçek dünyayız. Bizde ki tüm duygular kalıcı ve bir o kadar yakıcı. Bizde güneş kadar güzel şeyler yoktur. Karanlığın ardından görürüz sizleri. İşte bu yüzden hayal edemeyiz olmayan şeyleri.


Bizler hayatta hep kaybedenlerdeniz,direnmeyin! Kaybetmek anlaşılır mı hiç? İçindeyken bile üveysindir kaybetmeye. 




Sen şimdi gelsen bile,izin vermezler benim aydınlığa geçmeme. Anlamalısın,sen benim için fazla aydınlıksın. Ben,senin yanında boğulur,kör olurum. Hem sonra karanlık ta almaz beni sen gidersen? Her şey daha çok tazeyken git. Beni gerçek dünyamdan çıkarma. Ben sana yabani ben sana yabancı ben sana karanlık! Ya sende benden ol ya da o göz alıcı aydınlığınla kör et beni. Ama git. Çünkü senin dünyan cazip geliyor bana.

Yorumlar

Popüler Yayınlar