El'e veda

Saat gecenin kimsesiz 4ünü tamı tamına 10 geçiyor. Bilinç açık ama yüreğin kapıları cereyanda kalmışcasına sıkı sıkıya kapanmış. Uyku en helalinden haram ve sen yeniden yoksun. Başlarda ağır geliyor, sanki en tatlı vapur seyahatinden bembeyaz martılar alınmış ya da günün en eşsiz akşamüstü saatlerinden güneşin kızıllığı sökülüp atılmış gibi. Bu yalnızlık savaşıyla yeniden doğuş sancısı adamı için için yiyor. Önce kokusu, sesi... Sonra birden, ansızın bütün her şeyin köküne dek yaşanmasının ardından, ki buna acıların en tarifsizi de dahil, bir gün öylece eve yürürken tüketilmiş günün sonunda, onsuzluk rutin oluyor


                   . 

Yorumlar

Popüler Yayınlar